Türkiye'deki tüm sivil toplum örgütlerine, kendilerini ilgilendiren hukuki konularda ücretsiz rehberlik hizmeti veriyoruz. Tüm hukuki soru ve sorunlarınızı, Türk Hukuk Mevzuatı ve Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler çerçevesinde yanıtlamaya ve çözmeye çalışıyoruz. STK'lar konusunda sormak istediğiniz tüm hukuki soruları aşağıdaki formu doldurarak bize iletebilirsiniz. Sorularınız mümkün olan en kısa zamanda yanıtlanacaktır.
STGM Hukuk Hattı Avukat Yasemin Öz tarafından koordine edilmektedir. Av. Olgun Tuncay Ayvacı, Av. Oya Aydın, Av. Senem Doğanoğlu, Av. Burçak Polat soruların yanıtlanmasında kendi uzmanlık alanları doğrultusunda katkı sunmaktadırlar.
Sivil Toplum Geliştirme Merkezi
En Son Sorulan 10 Soru (Tüm sorular)
Dernek olarak bir dergi çıkarmak istiyoruz. Bu dergiye ücretli reklam alabilirmiyiz? (27.05.2009)
Dernek adına ücretsiz dergi çıkarmak için yönetim kurulunuzun bir karar alması ve bu kararda derginin yasal sorumlularını belirtmesi gerekli. Eğer derneğiniz bu dergiyi ücretsiz olarak dağıtacaksa bu durumda vergi kanunları açısından herhangi bir problem olmaz. Ancak dergiye ücretli reklam alınacaksa bu durumda derneğiniz bir iktisadi işletmesinin olması ve Kurumlar Vergisi ve Katma Deger Vergisi yönünden mükellefiyet tesis etmesi gerekli.
Vakfımızın kuruluş tarihinde kanunen vakfa üye almak mümkün olmadığı için vakıf senedinde üye alma ile ilgili bir madde yazılmadı. Bildiğimiz kadarı ile şu anda vakıf senedi değişikliği ile üye almak mümkün. Bu konuda neler yapılabilir? (10.03.2009)
Öncelikle, vakıf senedinizi inceleyerek vakıf senedinde yapılacak değişiklikler için vakıf senedine ne gibi bir düzenleme koyduğunuza bakmak gerekiyor. Vakıf senedinizde, değişiklikler için ne gibi bir düzenleme öngörülmüş ise, buna uygun olarak vakfa yeni üye almak konusunda yeni bir düzenleme yapabilirsiniz. Zira, vakıf senedindeki değişikliklerin ne şekilde gerçekleştirileceğine ilişkin olarak, gerek Türk Medeni Kanunu’nda, gerek 5737 sayılı Vakıflar Kanunu ve gerekse 27.09.2008 tarih ve 27010 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Vakıflar Yönetmeliği’nde yer alan düzenlemelerin hiçbirinde, vakfa yeni üye alınması veya vakıf senedinde üye alımı ile ilgili yapılacak değişikliklere dair özel bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Bu nedenle, vakıf senedinizde yer alan düzenleme doğrultusunda yeni üye kaydı yapabilmek için vakıf senedi değişikliğine gitmeniz mümkündür.
Dernek olarak aldığımız proje paralarını hangi şekilde değerlendirebiliriz? Mesala faize yatırabilir miyiz? İki senelik bir projenin bütün parasının YTL olarak durması proje açısından Türkiye koşullarında zarara gidebilir. Bunun için ne yapmalıyız? (03.09.2008)
Sorunuza sağlık bir yanıt verebilmek için öncelikle finansı sağlayan kuruluş ile derneğiniz arasında yapılan proje sözleşmesini görmek gerekli. Bu bilgi elimizde olmadan ancak genel olarak cevap verebiliyoruz. Türkiye’de STK'lar çoğunlukla Avrupa Birliği fonlarından yararlanmaktalar. AB fonlarından yararlanılarak yapılan projelerde proje paraları üzerinden kambiyo karları elde etmek mümkün değildir. Proje paralarının dernek adına açılmış ayrı bir vadesiz hesapta Euro veya Ytl cinsinden tutulması gerekmektedir. Euro olarak tutulan paranın Ytl’ye çevrilmesi sırasında oluşacak kur farkı geliri veya gideri oluşabilmektedir. Bunun dışında bu paralar üzerinden herhangi bir gelir elde edilmesi kabul edilmemektedir.
Kamu yararına dernek statüsünün kazanılması için gerekli olan koşullar nelerdir? (03.09.2008)
Kamu Yararına Çalışan Dernek statüsü kazanılması 5253 sayılı Dernekler Kanunu’nunda düzenlenmiştir. Statünün kazanılmasında; dernek bütçesinin bakanlıkça onayının değil, dernek amaç ve faaliyetlerinin topluma yararlı sonuçlar üretmesi önemlidir. Aşağıda Dernekler Kanunu’nun sorunuzla ilgili maddeleri bulunmaktadır. Çalışmalarınızda başarılar dileriz. Saygılarımızla, DERNEKLER KANUNU Kamu yararına çalışan dernekler MADDE 27. — Kamu yararına çalışan dernekler, ilgili bakanlıkların ve Maliye Bakanlığının görüşü üzerine, İçişleri Bakanlığının teklifi ve Bakanlar Kurulu kararıyla tespit edilir. Bir derneğin kamu yararına çalışan derneklerden sayılabilmesi için, en az bir yıldan beri faaliyette bulunması ve derneğin amacı ve bu amacı gerçekleştirmek üzere giriştiği faaliyetlerin topluma yararlı sonuçlar verecek nitelikte ve ölçüde olması şarttır. Kamu yararına çalışan dernek statüsünün kazanılması, kaybedilmesi ve gerekli belgeler ile diğer esas ve usuller yönetmelikte düzenlenir. Kamu yararına çalışan dernekler en az iki yılda bir denetlenir. Yapılan denetimler sonucunda düzenlenen raporlar üzerine, kamu yararına çalışan derneklerin organlarında görev alan üyeler veya ilgili personel, ağır hapis veya ağır para cezası verilmesini gerektiren suçların işlendiğinin tespit edilmesi halinde, geçici bir tedbir olarak İçişleri Bakanınca görevden uzaklaştırılabilir. Görevden uzaklaştırılanların yerlerine, kesin hükme kadar, öncelikle dernek üyelerinden olmak üzere görevlendirme yapılır.
Kamu yararına çalıştıklarına karar verilen dernekler, denetimler sonunda bu niteliklerini kaybettikleri tespit edilirse, birinci fıkrada öngörülen usulle haklarında alınan kamu yararına çalışan derneklerden sayılma kararı kaldırılır. Türkiye Kızılay Derneği ve Türk Hava Kurumunun tüzüklerini onaylamaya Bakanlar Kurulu yetkilidir. Kamu yararına çalışan derneklerin mallarına karşı suç işleyenler Devlet malına karşı suç işlemiş gibi cezalandırılır. KAMU YARARINA ÇALIŞAN DERNEK SAYILMA : Madde 59 - Bir derneğin kamu yararına çalışan derneklerden sayılması, ilgili bakanlıkların görüşü alınarak, İçişleri Bakanlığının önerisi, Danıştay İdari İşler Kurulunun kararı ve Bakanlar Kurulunun onayına bağlıdır. Bu konuya ilişkin dosya İçişleri Bakanlığınca hazırlanır. Bunun için dernekler, aşağıdaki belgeleri İçişleri Bakanlığına gönderilmek üzere dernek merkezinin bulunduğu yerin valiliğine verirler. 1. Dernek tüzüğünün son şekli, 2. Tüzüğün ilan edildiği gazete, 3. Dernek üyelerinin sayısı ve geçmiş yıllarda üyelerden toplanan aidatın miktarı, 4. Derneğin şubelerinin sayısı, bulunduğu yerler ve bağlı kuruluşlarının miktarı ve cinsleri, 5. Derneğin kamu yararı yönünden;faaliyeti, yaptığı hizmetler ve gelecekte, yapılması düşünülen işler hakkında rapor, 6. Son yıla ait mali bilanço, 7. Derneğin taşınır ve taşınmaz mallarının listesi, 8. Kamu yararına çalışan derneklerden sayılması için dernek genel kurulunun aldığı karar. Kamu yararına çalıştıklarına karar verilen derneklerin, olağan denetimler sırasında veya yaptırılacak özel denetimler sonunda, bu niteliklerini kaybettikleri tespit edilirse, birinci fıkrada öngörülen yöntemle haklarında alınan kamuya yararlı dernek kararı kaldırılabilir.
Dernek adresinin değiştirilmesi durumunda, zorunlu olarak bildirim yapılması gereken kurumlar hangileridir? (03.09.2008)
Dernek adresinin değişmesi halinde İl dernekler müdürlüğüne adres değişikliğini bildirmek Dernekler Yönetmeliği’nin 92. maddesinde düzenlenmiştir. Ayrıca derneklerin gerçekleştirdikleri çeşitli işlemler nedeniyle örn; gayrimenkul kiralamak, ücretli personel çalıştırmak vb. gerek Vergi Daireleri gerekse SSK Müdürlükleri nezdinde mükellefiyet açtırmaları gerekmektedir. Vergi ve SSK mükellefiyetleri açısından dernek adresi değişikliğinin ilgili dairelere bildirilmesi kanuni zorunluluktur. Ülkemizde dernekler istisnai durumlar hariç Gelir ve Kurumlar vergisine tabi değildir. Ancak derneklerin üçüncü kişilerden yapacağı her türlü kiralamalar (Bina, arazi, taşıt vb) için stopaj kesintisi yaparak bağlı bulundukları vergi dairelerine beyanname vermek ve ödemek zorundadır. Bu nedenle Bağlı bulunduğunuz vergi dairesine bildirim yapılması zorunludur. Ayrıca dernekler personel çalıştırmaları halinde bağlı bulundukları SSK müdürlükleri ve Çalışma Bakanlığına adres değişikliklerini bildirmek zorundadır. Yine belediyeler tarafından tahsil edilen Çevre Temizlik Vergisi vb işlemler dolayısiyle derneklerin eğer mükellefiyet kayıtları varsa adres değişikliğinin belediyelerin ilgili birimlerine yapılması zorunludur.
Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı devlet memurlarının dernek kurmaları,
derneklere üye olmaları ve yönetim kurullarında görev almaları mümkün müdür? (18.06.2008)
Dernek kurma ve derneklere üye olma özgürlüğü Anayasamızın 33. Maddesinde düzenlenmiştir. 33. Maddede ayrıca kısıtlamaya ilişkin hüküm de
Belirtilmiştir. Ayrıca 5253 sayılı Dernekler Kanunu'nu da konuya ilişkin hükümler vardır.
Anayasa;
"Madde 33 - (Değişik madde: 03/10/2001 - 4709 S.K./12. md.)(*)
Herkes, önceden izin almaksızın dernek kurma ve bunlara üye olma ya da üyelikten çıkma hürriyetine sahiptir.
Hiç kimse bir derneğe üye olmaya ve dernekte üye kalmaya zorlanamaz.
Dernek kurma hürriyeti ancak, milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlak ile başkalarının hürriyetlerinin korunması sebepleriyle ve kanunla sınırlanabilir.
Dernek kurma hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir.
Dernekler, kanunun öngördüğü hallerde hakim kararıyla kapatılabilir veya faaliyetten alıkonulabilir. Ancak, milli güvenliğin, kamu düzeninin, suç işlenmesini veya suçun devamını önlemenin yahut yakalamanın gerektirdiği hallerde gecikmede sakınca varsa, kanunla bir merci, derneği faaliyetten men ile yetkilendirilebilir. Bu merciin kararı, yirmidört saat içinde görevli hakimin onayına sunulur. Hakim, kararını kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, bu idari karar kendiliğinden yürürlükten kalkar.
Birinci fıkra hükmü, Silahlı Kuvvetler ve kolluk kuvvetleri mensuplarına ve görevlerinin gerektirdiği ölçüde Devlet memurlarına kanunla sınırlamalar getirilmesine engel değildir.
Bu madde hükümleri vakıflarla ilgili olarak da uygulanır."
Dernekler Kanununun 2. maddesinde derneğin tanımı yapılmakta, 3. maddede ise üyelik ve Anayasa’nın 33. maddesindeki kısıtlama ile ilgili hükümler vardır.
5253 sayılı Dernekler Kanununda yer alan hükümler
5253 sayılı Dernekler Kanununun 2. maddesinin (a) bendinde dernek: "Kazanç paylaşma dışında, kanunlarla yasaklanmamış belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere, en az yedi gerçek veya tüzel kişinin, bilgi ve çalışmalarını sürekli olarak birleştirmek suretiyle oluşturdukları tüzel kişiliğe sahip kişi topluluklarını" şeklinde tanımlanmıştır.
"Dernek kurma hakkı" başlıklı 3. maddesinde şu hükümlere yer verilmiştir: "Fiil ehliyetine sahip gerçek veya tüzel kişiler, önceden izin almaksızın dernek kurma hakkına sahiptir.
Ancak, Türk Silâhlı Kuvvetleri ve kolluk kuvvetleri mensupları ile kamu kurum ve kuruluşlarının memur statüsündeki görevlileri hakkında özel kanunlarında getirilen kısıtlamalar saklıdır."
3. maddede de görüleceği üzere Dernekler Kanunu fiil ehliyetine sahip gerçek kişilerin dernek kurabileceğini hüküm altına almış, kamu görevlileri açısında ise özel kanunlarla getirilen kısıtlamaların geçerli olduğu belirtilmiştir. Kanunun diğer maddeleri de bütünlüklü olarak incelendiğinde bu konuya ilişkin ayrıca bir düzenlemeye gidilmediği görülecektir. konuya ilişkin bir benzer düzenlemede "Dernek Görevlileri ve ücretler" başlıklı 13. maddenin ikinci fıkrasının ilk cümlesinde "Dernek yönetim ve denetim kurullarının kamu görevlisi olmayan başkan ve üyelerine ücret verilebilir" şeklinde yer almıştır. Bu düzenlemede kamu görevlilerinin başkan veya üye olabilecekleri ancak ücret alamayacakları hüküm altına alınmıştır.
Yukarıdaki hükümler çerçevesinde,
1- Memurlar başta olmak üzere kamu görevlileri, derneklere üye olabilirler.
2- Ancak kamu görevlilerinin kendi özel kanunlarına (teşkilat yasalarına) bakmaları ve bir sınırlama olup olmadığını kontrol etmeleri gerekmektedir. Aşağıda bu konuya ilişkin bazı örnekler verilmiştir. Örneklerden görüleceği üzere polis ve askerler hariç diğer kamu personeli genel olarak derneklere üye olabilirler.
Aşağıda teşkilat kanunlarında kısıtlama bulunan kurumlar (bizim tespit edebildiğimiz) listelenmiştir.
1-Atatürk Kültür, Dil Tarih Yüksek Kurumu 2- Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu 3- Emniyet Genel Müdürlüğü 4- Gülhane Askeri Tıp Akademisi öğrencileri 5- Radyo ve Televizyon Üst Kurulu 6- Rekabet Kurumu 7- Sermaye Piyasası Kurulu 8- Türkiye Büyük Millet Meclisi 9- Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası 10- Yükseköğretim Kurulu 11- Türk Silahlı Kuvvetleri
12- Danıştay
Malezya'da gıda üzerine faaliyet gösteren bir STK Türkiye'de bir şube açmak
istiyor. Bunun için yapılması gerekenler nelerdir? (18.06.2008)
Yurtdışında kurulmuş dernekler Türkiye'de şube ve temsilcilik açabilirler. Bu
durum Dernekler Kanunu'nun 5. Maddesinde açıklanmıştır;
Madde 5- Dernekler, tüzüklerinde gösterilen amaçları gerçekleştirmek üzere
uluslararası faaliyette veya işbirliğinde bulunabilir, yurt dışında temsilcilik
veya şube açabilir, yurt dışında dernek veya üst kuruluş kurabilir veya yurt
dışında kurulmuş dernek veya kuruluşlara katılabilirler.
Yabancı dernekler, Dışişleri Bakanlığının görüşü alınmak suretiyle İçişleri
Bakanlığının izniyle Türkiye'de faaliyette veya işbirliğinde bulunabilir,
temsilcilik veya şube açabilir, dernek veya üst kuruluş kurabilir veya kurulmuş
dernek veya üst kuruluşlara katılabilirler.
Şube veya temsilcilik açmak için yerine getirmeleri gereken işlemler ise
Dernekler Yönetmeliğinin 27, 28 ve 29. maddelerinde açıklanmıştır. Buna göre
öncelikle Dernekler Yönetmeliği’ndfe belirtilen belgeler ile İçişleri
Bakanlığına başvuruda bulunmanız gerekmektedir. Başvurunuz hakkında Dışişleri
Bakanlığı’nın görüşü alınacak ve İçişleri Bakanlığı’nın incelemesinden sonra
izin verilmesi veya verilmemesi karara bağlanacaktır. Dernekler Yönetmeliğinin
ilgili maddeleri aşagıdadır.
Yabancı derneklerin başvurusu
Madde 27- Yabancı dernekler, işbirliği yapma, temsilcilik veya şube açma,
dernek veya üst kuruluş kurma, kurulan dernek veya üst kuruluşlara katılma ve
Türkiye’de doğrudan faaliyette bulunma ile ilgili başvurularını Bakanlığa (EK-6)
’da belirtilen form ve eklerini dört nüsha vererek yaparlar. Ayrıca, temsilcilik
açma başvurularında (EK- 9)’da bulunan örnek statüdeki bilgileri ihtiva eden
temsilcilik ana statüsünün; şube açma başvurularında ise Kanunun 4 üncü
maddesinde Dernekler yönetmeliğinin 27. maddesinde atıf yapılan Dernekler
Kanunun 4. Maddesi şöyledir;
Dernek tüzüğü
Madde 4- Her derneğin bir tüzüğü bulunur. Bu tüzükte aşağıda gösterilen
hususların belirtilmesi zorunludur:
a)
Derneğin adı ve merkezi.
b)
Derneğin amacı ve bu amacı gerçekleştirmek için dernekçe sürdürülecek çalışma
konuları ve çalışma biçimleri ile faaliyet alanı.
c) Derneğe
üye olma ve üyelikten çıkmanın şart ve şekilleri.
d) Genel
kurulun toplanma şekli ve zamanı.
e) Genel
kurulun görevleri, yetkileri, oy kullanma ve karar alma usul ve
şekilleri.
f) Yönetim
ve denetim kurullarının görev ve yetkileri, ne suretle seçileceği, asıl ve yedek
üye sayısı.
g)
Derneğin şubesinin bulunup bulunmayacağı, bulunacak ise şubelerin nasıl
kurulacağı, görev ve yetkileri ile dernek genel kurulunda nasıl temsil
edileceği.
h)
Üyelerin ödeyecekleri giriş ve yıllık aidat miktarının belirlenme
şekli.
ı)
Derneğin borçlanma usulleri.
j)
Derneğin iç denetim şekilleri.
k) Tüzüğün
ne şekilde değiştirileceği.
l)
Derneğin feshi halinde mal varlığının tasfiye şekli.
MADDE 4. — Her derneğin bir tüzüğü bulunur. Bu tüzükte aşağıda gösterilen
hususların belirtilmesi zorunludur:
a) Derneğin adı ve merkezi.
b) Derneğin amacı ve bu amacı gerçekleştirmek için dernekçe sürdürülecek
çalışma konuları ve çalışma biçimleri ile faaliyet alanı.
c) Derneğe üye olma ve üyelikten çıkmanın şart ve şekilleri.
d) Genel kurulun toplanma şekli ve zamanı.
e) Genel kurulun görevleri, yetkileri, oy kullanma ve karar alma usul ve
şekilleri.
f) Yönetim ve denetim kurullarının görev ve yetkileri, ne suretle seçileceği,
asıl ve yedek üye sayısı.
g) Derneğin şubesinin bulunup bulunmayacağı, bulunacak ise şubelerin nasıl
kurulacağı, görev ve yetkileri ile dernek genel kurulunda nasıl temsil
edileceği.
h) Üyelerin ödeyecekleri giriş ve yıllık aidat miktarının belirlenme şekli.
ı) Derneğin borçlanma usulleri.
j) Derneğin iç denetim şekilleri.
k) Tüzüğün ne şekilde değiştirileceği.
l) Derneğin feshi halinde mal varlığının tasfiye şekli.
belirtilen konuları ihtiva eden tüzüğün de verilmesi
zorunludur.
İşbirliği yapma başvuruları, yabancı dernek adına ülkemizde işbirliği
yapılacak dernek tarafından da gerçekleştirebilir. Başvurular, Bakanlığa
doğrudan yapılabileceği gibi posta aracılığıyla da yapılabilir.
Yabancı derneklerin Türkiye’deki faaliyetleri çerçevesinde daha önce verilmiş
izinlerle ilgili olarak istenen belgelerin verilmesi gerektiğinde, yeni izin
başvurusunda geçerliliğini koruyan belgeler istenmez.
Yabancı dernek başvurularının incelenmesi ve izin
Madde 28- Yabancı derneklerin Türkiye’deki faaliyetleriyle ilgili başvuru
formu ve ekleri Bakanlıkça incelenir, varsa eksiklikleri
tamamlatılır.
Dışişleri Bakanlığının konu ile ilgili görüşü alındıktan sonra, Bakanlıkça
gerekli değerlendirme yapılır ve değerlendirmenin olumlu olması halinde, iznin
türü, kapsamı ve süresi de kararda belirtilir. Temsilcilik ve şube açma, dernek
kurma veya derneklere üye olma, üst kuruluş kurma veya üst kuruluşlara katılma
durumlarında izin süresiz verilir. Başvuru sonuçlandığında, başvuru sahibine ve
form ve ekleri ile birlikte de ilgili valiliğe on gün içinde
bildirilir.
Süreli izinler azami beş yıldır. Ancak, Bakanlık sürenin yetersiz olması
halinde bu süreyi uzatabilir. Süre uzatımı talebi, sürenin dolmasından en az üç
ay önce ve gerekçeli bir yazı ile yapılır. Süre uzatımının değerlendirilmesi ve
sonuç için yukarıda belirtilen usul uygulanır.
Yabancı derneklerin yıllık raporları
Madde 29- Ülkemizde faaliyetlerine izin verilen yabancı dernekler, her yıl
sonu itibariyle yaptıkları harcama gerektiren faaliyetlerle ilgili yıllık olarak
hazırlayacakları (EK- 8)’de belirtilen Türkiye’de Temsilcilik Açmasına İzin
Verilen Yabancı Vakıf, Dernek ve Kar Amacı Gütmeyen Kuruluşların Vereceği
Faaliyet Bildirimin iki nüshasını merkezlerinin bulunduğu yerin valiliğine takip
eden yılın ilk iki ayı içinde verirler. Bu form ve eklerinin bir nüshası
valiliklerce Bakanlığa gönderilir. Türkiye’de doğrudan uluslararası faaliyette
bulunmalarına izin verilen yabancı dernekler ise belirtilen nitelikteki
formlarını, her yılın ilk iki ayı içinde, eğer faaliyet bir yıldan az süreli ise
faaliyet sonunda, Türkçe olarak Bakanlığa verirler.
Ayrıca, bu dernekler Türkiye’deki her türlü faaliyetlerine ilişkin yazılı ve
görsel yayınların ikişer nüshasını Bakanlığa gönderirler.
STK'ların stopaj ödeme zorunlulukları var mı ya da ödeme güçlüğü olan STK lar
ne yapabilir? (18.06.2008)
Gelir Vergisi kanunu'nun 70. Maddesinde sayılan mal ve hakların kiralanmasından elde edilen gelirler gelir vergisine tabidir. Bina kiraları da bu madde kapsamında sayılanlar arasındadır. Türkiye vergi mevzuatında vergi mükellefi ile vergi sorumlusu bazı hallerde birbirinden farklıdır. Kira gelirlerinin vergilendirilmesinde de bu durum geçerlidir. Yani kiracılar bu verginin sorumlusu mal sahipleri ise mükellefidir.
Bu nedenle kira stopajları yönünden: kiracılar ödedikleri kira bedelinin brüt rakamı üzerinden %20 oranında kesinti yapmak ve vergi ödeme dönemlerinde ilgili vergi dairesine beyan etmek ve ödemek zorundadır.
STK'lar açısından da bu durumun herhangi bir istisnası yoktur. Derneğinizin ödediği kiranın brüt rakamı üzerinden %20 oranında kesinti yapmak ve ödemek zorundasınız. Ödeme güçlüğü içinde olmanız bu durumu değiştirmemektedir.
Üniversite açmak için vakıf kurmak istiyoruz. Vakfın kurucuları arasına, çoğunluk olmamak kaydıyla, yabancı uyruklu kurucu mütevelli alacağız. Yabancının yapması gereken işlemler nelerdir? Örneğin vakfiyeyi getirirken hazineden veya başka herhangi bir yerden izin alacak mı ya da oturma müsaadesi almak zorunda mı? Buna benzer yapması gereken işler nelerdir bunlar hakkında bizi bilgilendirirseniz seviniriz. (23.05.2008)
27/02/2008 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 5737 sayılı yeni Vakıflar Kanunu’na göre, yabancıların Türkiye’de hukuki ve fiili mütekabiliyet (karşılıklılık) esasına göre vakıf kurabilecekleri belirtilmiştir. Yani yabancıların Türkiye’de vakıf kurabilmeleri için, uyruğunda bulundukları ülkenin de, Türk vatandaşlarının o ülkede vakıf kurmasına izin veren bir düzenlemesi olması veya Türkiye ile o ülke arasında, vatandaşların karşılıklı olarak vakıf kurması için anlaşma yapılmış olması gerekmektedir. Ayrıca bu kanunun 6. maddesinde yer alan “Yeni vakıfların yönetim organı vakıf senedine göre oluşturulur ve bu vakıfların yönetim organlarında görev alanların çoğunluğunun, Türkiye’de yerleşik bulunması gerekir” hükmüne göre, eğer mütevelli heyetinde yer alan kişilerin çoğunluğu Türkiye’de yerleşik ise veya yabancı üye yönetim organlarında bulunmayacak ise ayrıca oturma izni almasına gerek yoktur. Ancak yabancı üye vakfın yönetim organlarında yer alacak ise yine yönetim organlarında yer alanların çoğunluğunun Türkiye’de yerleşik olması gerektiğinden, duruma göre oturma izni alıp almaması belirlenebilir. Vakıf yöneticilerinin tamamı yurt dışından geliyor ise çoğunluğu oluşturacak kadar kısmının oturma izni alması gerekir. Vakıf yöneticilerinin çoğunluğu zaten Türkiye’de yerleşik ise, yabancı üyelerin ayrıca oturma izni almasına gerek yoktur. Sizin durumunuzda, yabancı üyeler çoğunluk teşkil etmeyeceğinden, bu üyelerin oturma izni almasına gerek bulunmamaktadır.
Bunun dışında getirilen vakfiye için herhangi bir yerden izin alınması yönünde bir düzenleme mevcut değildir. Ancak, Vakıflar Kanunu’nun 25. maddesinde yurt dışından alınacak bağış ve yardımların Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne bildirilmesi gereği düzenlenmiştir. Bildirim şeklinin nasıl olacağı konusunda yönetmeliğe atıfta bulunulmuş ise de, konuya ilişkin olarak henüz bir yönetmelik yayınlanmamıştır. Yönetmelik yayınlanana kadar geçen sürede, önceki yönetmeliğin kanuna aykırı olmayan maddelerinin esas alınacağı bildirilmiştir. Uygulamada sıkıntı yaşanmaması açısından, yurt dışından getirilen vakfiyenin Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne bildirilmesinin yararlı olacağı kanısındayız.
Bunun yanı sıra, yabancı üye Türkiye’de mal edinecek ve bu taşınmazı vakfedecek ise, Tapu Kanunu’nun 35. maddesindeki sınırlamalara, yani yabancıların mal edinmesi ile ilgili sınırlamalara tabi olabilir.
Borçları olan bir dernek fesh edilebilir mi? Fesih durumunda borçları ortadan kalkar mı? Fesh edilen bir dernek fesih tarihinden sonra dernekler müdürlüğünce denetlenebilir mi? (06.05.2008)
Borçları olan bir derneğin tasfiye edilmesi mümkündür. Ancak bu tasfiye derneğin borçlarını ortadan kaldırmaz. Derneklerin tasfiyesine ilişkin hükümler; Dernekler Kanunu’nun 15. maddesinde Dernekler yönetmeliğinin 89. maddesinde düzenlenmiştir. Ayrıca Derneklerin tüzüklerinde tasfiye halinde izlenecek yol yer alır. Tasfiye edilen derneğin borcunun olması durumunda Ticaret Kanunu, Borçlar Kanunu ve diğer ilgili kanun hükümleri de uygulanır. Örneğin borcunuz vergi veya SSK prim borcu ise Kamu Alacaklarının Tahsili Usulü Yasası hükümleri de geçerli olur. Dernekler kanunu incelendiğinde tasfiye (fesih) işleminin dernek tüzüğü hükümlerine göre yapılacağı belirtilmiştir. Genel Kurulu kararı dışında kanuni bir müeyyide nedeniyle fesih hali de bu maddede düzenlemiştir.
Tasfiye sürecine ilişkin diğer durumlar için Dernekler Yönetmeliğine gönderme yapmıştır. Dernekler Kanunu Tasfiye Madde 15- Genel kurul kararı ile feshedilen veya kendiliğinden sona erdiği tespit edilen derneğin para, mal ve haklarının tasfiyesi, tüzüğünde gösterilen esaslara göre yapılır. Tüzükte tasfiyenin ne şekilde yapılacağının genel kurul kararına bırakıldığı hallerde, genel kurul tarafından bir karar alınmamış veya genel kurul toplanamamışsa, yahut dernek mahkeme kararı ile feshedilmişse, derneğin bütün para, mal ve hakları, mahkeme kararıyla derneğin amacına en yakın ve kapatıldığı tarihte en fazla üyeye sahip derneğe devredilir. Kendiliğinden sona erdiği tespit edilen veya feshine karar verilen derneklerin tasfiye ve devir işlemleri tamamlandıktan sonra dernekler kütüğündeki kayıtları silinir. Feshedilmesi için hakkında soruşturma veya dava açılmış olan bir dernek, fesih ve buna bağlı olarak dernek mallarının devrine dair bir karar aldığı takdirde, soruşturma ve dava sonuçlanıncaya kadar devir işlemi yapılmaz. (1) Anayasa Mahkemesi’nin 5/4/2007 tarihli ve E.:2004/107, K.:2007/44 sayılı Kararı ile bu fıkrada yer alan “Üye sayısının 100 kişiden çok olması şartıyla ...” ibaresi, iptal edilmiştir.
Dernekler Yönetmeliği tasfiye 89. maddesinde aşağıdaki şekilde düzenlemiştir:
Tasfiye Madde 89- Derneklerin para, mal ve haklarının tasfiyesi aşağıda belirtilen esaslara göre yapılır. a) Tasfiyenin dernek tüzüğünde gösterilen esaslara göre yapılması: Genel kurul kararı ile feshedilen veya kendiliğinden sona erdiği tespit edilen derneğin para, mal ve haklarının tasfiyesi, tüzüğünde gösterilen esaslara göre yapılır. Bu derneklerin para, mal ve haklarının devri, son yönetim kurulu üyelerinden oluşan tasfiye kurulunca yapılır. Bu işlemlere, feshe ilişkin genel kurul kararının alındığı veya kendiliğinden sona erme halinin kesinleştiği tarihten itibaren başlanır. Tasfiye süresi içinde bütün işlemlerde dernek adında “tasfiye halinde ……. Derneği” ibaresi kullanılır. Tasfiye kurulu, önce derneğin hesaplarını inceler. İnceleme esnasında derneğe ait defterler, alındı belgeleri, harcama belgeleri, tapu ve banka kayıtları ile diğer belgelerinin tespiti yapılarak varlık ve yükümlülükleri bir tutanağa bağlanır. Tasfiye işlemeleri sırasında borçlu olduğu tespit edilen derneklerin alacaklılarına çağrıda bulunulur ve varsa malları paraya çevrilerek alacaklılara ödenir. Derneğin alacaklı olması durumunda borçlulardan alacaklar tahsil edilir. Alacakların tahsil edilmesi ve borçların ödenmesinden sonra kalan para ve mallar tüzükte belirtildiği şekilde devredilir. Bu derneklerin para, mal ve haklarının tasfiye ve intikal işlemlerinin tamamlanmasını müteakip tasfiye kurulu tarafından durumun yedi gün içinde bir yazı ile dernek merkezinin bulunduğu yerin mülki idare amirliğine bildirilmesi ve bu yazıya tasfiye tutanağının da eklenmesi zorunludur. Tasfiyeye ilişkin tüm işlemler tasfiye tutanağında gösterilir ve tasfiye işlemleri, mülki idare amirliklerince haklı bir nedene dayanılarak verilen ek süreler hariç üç ay içinde tamamlanır. Bu derneklerin defter ve belgelerini tasfiye kurulu sıfatıyla son yönetim kurulu üyeleri saklamakla görevlidir. Bu görev, bir yönetim kurulu üyesine de verilebilir. Bu defter ve belgelerin saklanma süresi beş yıldır. b) Tasfiyenin mahkeme kararı ile yapılması: Tüzükte tasfiyenin ne şekilde yapılacağının genel kurul kararına bırakıldığı hallerde, genel kurul tarafından bir karar alınmamış veya genel kurul toplanamamış veya son yönetim kuruluna yapılan tebligata rağmen tasfiye işlemleri yapılmamışsa, yahut dernek mahkeme kararı ile feshedilmişse, derneğin bütün para, mal ve hakları, mahkeme kararıyla bulunduğu ildeki amacına en yakın ve kapatıldığı tarihte en fazla üyeye sahip derneğe devredilir. Bu derneklerin para, mal ve haklarının tasfiyesi mahkeme kararında belirtilen esaslara göre yapılır ve tasfiyenin tamamlanmasını müteakip, durum ilgili mülki idare amirliğine bildirilir.
Dernek belgelerinin saklanması ile ilgili düzenlemede ise diğer kanunlarda (T.T.K, V.U.K vb) belirtilen süreler hariç olmak üzere 5 yıllık bir süre öngörülmüştür. Saklama süresi Madde 39- Defterler hariç olmak üzere, dernekler tarafından kullanılan alındı belgeleri, harcama belgeleri ve diğer belgeler özel kanunlarda belirtilen süreler saklı kalmak üzere, kaydedildikleri defterlerdeki sayı ve tarih düzenine uygun olarak 5 yıl süreyle saklanır. Sonuç olarak; Borçlu bir derneğin tasfiye edilmesi mümkündür, tasfiye halinde dernek borçları kendiliğinden ortadan kalkmaz. Alacaklıların kimler (kamu veya gerçek kişiler) olduğuna bağlı olarak ilgili kanunlar hükümler uygulanır. Dernekler müdürlüğünce denetlenmesi ise kanunda ve yönetmelikte açıkça belirtilmese dahi 5 yıl boyunca geriye dönük incelemenin yapılabileceği ilgili hükümler yorumlanınca ortaya çıkmaktadır.
Daha önce sorulan ve yanıtlanan soruların listesine buradan ulaşabilirsiniz
|