Dernek denetleme kurulunun derneğin faaliyetlerini amaca uygun olarak yürütüp yürütmediğini denetlemek yükümlülüğü bulunduğundan, denetim kurulu üyelerinin denetlemekle yükümlü oldukları faaliyetleri yönetim kurulunun yerine geçerek yapmalarının, görev ve sorumlulukları ile bağdaşmayacağı kanaatindeyiz.
5187 sayılı Basın Kanunu’nun 6. maddesine göre gerçek kişiler tarafından dergi çıkartılabilir. 3 kişi olarak dergi çıkartmanız halinde, derginin sahibi olarak her üçünüzün de ismini bildirebilirsiniz veya aranızdan bir veya birden çok kişiyi derginin sahibi, bir kişiyi de sorumlu yazı işleri müdürü olarak gösterebilirsiniz. Her durumda derginin en az bir sahibi bir de sorumlu yazı işleri müdürü olmak zorundadır. Sorumlu yazı işleri müdürü, derginin sahipleri dışında bir kişi de olabilir.
Basın Kanunu’nun 5. maddesine göre Sorumlu Yazı İşleri Müdürü olabilmek için,
a) Onsekiz yaşını bitirmiş olmak,
b) Türkiye'de yerleşim yeri sahibi olmak ve devamlı oturmak,
c) En az ortaöğretim veya dengi bir eğitim kurumundan mezun olmak,
d) Kısıtlı veya kamu hizmetlerinden yasaklı olmamak,
e) Yüz kızartıcı suçlardan mahkûm olmamak,
f) T.C. vatandaşı olmayanlar için karşılıklılık koşulu aramak gerekir.
Dergiyi periyodik ve süreli olarak yayınlamak istiyorsanız (birden çok sayı yayınlamayı planlıyorsanız) Basın Kanunu’nun 7. maddesine göre derginin yönetim yerinin bulunduğu yerin Basın Savcılığı veya Cumhuriyet Savcılığı’na bildirimde bulunmak zorunluluğunuz vardır. Bu bildirim beyanname verilmek suretiyle yapılır. Beyannameyi dergi sahibi (veya sahipleri) imzalar ve verir. Beyannamede yayının adı ve mahiyeti, hangi aralıklarla yayımlanacağı, yönetim yeri, sahibinin, varsa temsilcisinin, sorumlu müdürün ad ve adresleri ile yayının türü gösterilir.
Beyannameye ayrıca sorumlu yazı işleri müdürünün nüfus cüzdanı, ikametgâhı, en son aldığı diploma ve sabıka kaydı ile dergi sahipleri gerçek kişi ise nüfus cüzdanı örneklerinin eklenmesi gerekir. Yayın sahibi tüzel kişi ise tüzüğünün veya ana sözleşmesinin veya vakıf senedinin bir sureti eklenir. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından beyanname ve eklerinin teslim edildiğini gösteren bir alındı belgesi verilir.
Bundan sonra, beyannamenin ve eklerinin gerekli veya gerçek bilgileri içermemesi veya yayın sahibinin veya temsilcisinin veya sorumlu müdürün kanunda yazılı şartlara sahip olmaması halinde, Cumhuriyet Başsavcılığı beyannamenin verilmesinden itibaren iki hafta içinde eksikliğin giderilmesini veya gerçeğe aykırı bilgilerin düzeltilmesini yayın sahibinden ister. Bu istemin tebliği tarihinden itibaren iki hafta içerisinde yerine getirilmemesi halinde, Cumhuriyet Başsavcılığı yayımın durdurulmasını asliye ceza mahkemesinden talep eder. Mahkeme en geç iki hafta içinde karar verir. Bu karara karşı acele itiraz yoluna başvurulabilir.
Beyanname içeriğinde meydana gelen her değişiklik, iki hafta içinde, gerekli belgelerle birlikte yeni bir beyanname ile Cumhuriyet Başsavcılığı veya Basın Savcılığı’na bildirilir. Cumhuriyet Başsavcılığı değişikliğe ilişkin beyannamenin verilmesinden itibaren iki hafta içinde eksikliğin giderilmesini veya gerçeğe aykırı bilgilerin düzeltilmesini yayın sahibinden ister. Bu istemin tebliği tarihinden itibaren iki hafta içerisinde yerine getirilmemesi halinde, Cumhuriyet Başsavcılığı yayımın durdurulmasını asliye ceza mahkemesinden talep eder. Mahkeme en geç iki hafta içinde karar verir. Bu karara karşı da acele itiraz yoluna başvurulabilir.
Sorumlu müdürün bu görevden ayrılması halinde, yenisi tayin edilinceye kadar sorumluluk yayın sahibine veya temsilcisine aittir.
Yayına ilişkin teslim yükümlülüğü de Basın Kanunu’nun 10. maddesinde düzenlenmiş olup, basımcı, bastığı her türlü yayının imzalı iki nüshasını, dağıtım veya yayımın yapıldığı gün, mahallin Cumhuriyet Başsavcılığına teslim etmekle yükümlüdür. Bu yükümlülük, basılmış eserin içerik ve biçim yönünden herhangi bir değişikliği içeren daha sonraki basımları ile tıpkı basımları için de geçerlidir. Basımcıya bu yükümlülüğünü yerine getirdiğine dair bir alındı belgesi verilir.
Sorunuzu üç aşamada yanıtlamak mümkündür.
a) Öncelikle hangi derneklerin kamu yararına çalışan dernek statüsünde olduğunu gözden geçirmek gereklidir. Çünkü kamu yararına çalışıyor olsa da, her dernek kamu yararına çalışan dernek statüsüne sahip değildir ve bu anlamda vergi indirimlerinden yararlanamamaktadır.
Kamu yararına çalışan dernekler, Dernekler Kanunu’nun 27. maddesinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre kamu yararına çalışan dernek statüsü elde edilebilmesi için;
Kamu yararına çalışan dernekler, ilgili bakanlıkların ve Maliye Bakanlığının görüşü üzerine, İçişleri Bakanlığının teklifi ve Bakanlar Kurulu kararıyla tespit edilir. Bir derneğin kamu yararına çalışan derneklerden sayılabilmesi için, en az bir yıldan beri faaliyette bulunması ve derneğin amacı ve bu amacı gerçekleştirmek üzere giriştiği faaliyetlerin topluma yararlı sonuçlar verecek nitelikte ve ölçüde olması şarttır.
Derneğiniz bu şekilde kamu yararına çalışan dernek statüsü kazanmadı ise, kamu yararına çalışan dernek kabul edilmez, dolayısıyla derneğinize yapılan bağışlar da kamu yararına çalışan derneğe yapılmış kabul edilmez ve vergi matrahından indirilemez.
b) Vergi matrahından indirilebilecek kalemler ve oranları, 31.7.2004 tarih ve 25539 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 5228 Sayılı Kanunla belirlenmiştir. Buna göre;
5228 Sayılı Kanunun 29. maddesine göre, kamu yararına çalışan derneklerle, Bakanlar Kurulu’nca vergi muafiyeti tanınan vakıfların faiz, özel finans kuruluşlarından elde edilen kar payları ve repo gelirleri vergi dışı bırakılmıştır. Böylece bu tür gelirler üzerindeki ortalama % 17-22 nispetindeki vergiler kalkmış olmaktadır.
Kamu yararına çalışan derneklere ve Bakanlar Kurulu'nca vergi muafiyeti tanınan vakıflara yapılan bağış ve yardımların sınırında yapılan değişiklikler ise aynı kanunun 28 ve 30. maddelerinde düzenlenmiştir;
Gelir mükelleflerinin yaptığı bağışlar 28. maddede düzenlenmiş olup, kamu yararına çalışan derneklere, Bakanlar Kurulu'nca vergi muafiyeti tanınan vakıflara bir takvim yılı içinde gelir vergisi mükellefi olan gerçek kişilerce yapılan bağış ve yardımların toplamı o yıla ait beyan edilecek gelirin % 5'ini, kalkınmada öncelikli yöreler için % 10'unu aşarsa bu miktarın üstünde kalan kısım indirilmez. Yardımların yıl içinde yapılması ve indirimin gelir vergisi beyannamesi verilmek kaydıyla beyanname üzerinde yapılması gerekir. Beyanname verilememesi halinde indirim yapılamamaktadır. Bu nedenle ücretliler ve faiz türü kazançları nedeniyle gelir vergisi beyannamesi veremeyen mükellefler fiilen bağışlarını vergi matrahından indirememektedirler.
Kurumlar Vergisi mükelleflerinin yaptığı bağışlar ise 32. maddede düzenlenmiş olup, kamu yararına çalışan derneklere ve Bakanlar Kurulu'nca vergi muafiyeti tanınan vakıflara bir takvim yılı içinde Kurumlar Vergisi Mükellefleri tarafından yapılan bağışlar için ise yukarıdaki oran % 5’tir.
Gelir ve Kurumlar Vergisi mükelleflerinin kültür ve sanat faaliyetlerine harcanmak üzere kamu yararına çalışan derneklere ve Bakanlar Kurulu'nca vergi muafiyeti tanınan vakıflara yaptığı bağışlar ve yardımların tamamı Gelir ve Kurumlar Vergisinden indirilebilecektir. Kamu yararına çalışan derneklere ve Bakanlar Kurulu'nca vergi muafiyeti tanınan vakıflara aşağıdaki kültür ve sanat faaliyetlerine harcanmak üzere gerçek kişiler ve kurumlar tarafından yapılan bağış ve yardımların % 100’ünün gelir vergisi beyannamesinde bildirilecek gelirlerden ve kurum kazançlarından düşülmesi imkanı getirilmiştir.
Bu faaliyetler şunlardır:
a) Kültür ve sanat faaliyetlerine ilişkin ticari olmayan ulusal veya uluslararası organizasyonların gerçekleştirilmesine,
b) Ülkemizin uygarlık birikiminin kültürü, sanatı, tarihi, edebiyatı, mimarisi ve somut olmayan kültürel mirası ile ilgili veya ülke tanıtımına yönelik kitap, katalog, broşür, film, kaset, CD ve DVD gibi manyetik, elektronik ve bilişim teknolojisi yoluyla üretilenler de dahil olmak üzere görsel, işitsel veya basılı materyallerin hazırlanması, bunlarla ilgili derleme ve araştırmaların yayınlanması, yurt içinde ve yurt dışında dağıtımı ve tanıtımının sağlanmasına,
c) Yazma ve nadir eserlerin korunması ve elektronik ortama aktarılması ile bu eserlerin Kültür ve Turizm Bakanlığı koleksiyonuna kazandırılmasına,
d) 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamındaki taşınmaz kültür varlıklarının bakımı, onarımı, yaşatılması, rölöve, restorasyon, restitüsyon projeleri yapılması ve nakil işlerine,
e) Kurtarma kazıları, bilimsel kazı çalışmaları ve yüzey araştırmalarına,
f) Yurt dışındaki taşınmaz Türk kültür varlıklarının yerinde korunması veya ülkemize ait kültür varlıklarının Türkiye’ye getirtilmesi çalışmalarına,
g) Kültür envanterinin oluşturulması çalışmalarına,
h) 2863 sayılı Kanun kapsamındaki taşınır kültür varlıkları ile güzel sanatlar, çağdaş ve geleneksel el sanatları alanlarındaki ürün ve eserlerin Kültür ve Turizm Bakanlığı koleksiyonuna kazandırılması ve güvenliklerinin sağlanmasına,
i) Somut olmayan kültürel miras, güzel sanatlar, sinema, çağdaş ve geleneksel el sanatları alanlarındaki üretim ve etkinlikler ile bu alanlarda araştırma, eğitim veya uygulama merkezleri, atölye, stüdyo ve film platosu kurulması, bakım ve onarımı, her türlü araç ve teçhizatın tedariki ile film yapımına,
j) Kütüphane, müze, sanat galerisi ve kültür merkezi ile sinema, tiyatro, opera, bale ve konser gibi kültürel ve sanatsal etkinliklerin sergilendiği tesislerin yapımı, onarımı veya modernizasyon çalışmalarına,
harcanmak üzere yapılan her türlü bağış ve yardımların % 100’ü (Bakanlar Kurulu, bölgeler ve faaliyet türleri itibariyle bu oranı yarısına kadar indirmeye veya kanuni oranına kadar çıkarmaya yetkilidir).
Bağış ve yardımın nakden yapılmaması halinde, bağışlanan veya yardımın konusunu teşkil eden mal veya hakkın varsa mukayyet değeri, yoksa Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre Takdir Komisyonunca tespit edilecek değeri esas alınır.
Aynı kanunun 16. maddesine göre ise, Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 17’inci Maddesinin 1 ve 2 Nolu fıkralarında sayılı hizmet ve teslimleri ifa eden ve bu hizmet ve teslimleri KDV’den muaf olan Kültür, Eğitim ve Sosyal Amaçları ifa eden kamu menfaatine yararlı dernekler ve Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflar isterlerse bu hizmet ve teslimlerinin KDV’ye tabi olmasını isteyebileceklerdir. Bu talebin dilekçede belirtilen ve dilekçe tarihinden sonra ifa edilen işlemlerin tamamını kapsaması şarttır. Şu kadar ki, mükellefiyetin devam etmekte olan işlemlere şümulü yoktur. Bu şekilde KDV tahsil edebilecek olan vergiden muaf dernek ve vakıflar kendi alımları için ödedikleri KDV’leri tahsil edecekleri KDV’lerden mahsup edebileceklerdir.
Bu hükümlerden yararlanabilecek olanlar şunlardır:
Kültür ve Eğitim Faaliyetleri ifa eden kamu menfaatine yararlı dernekler ve Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflardan ;
a) İlim, fen ve güzel sanatları, tarımı yaymak, ıslah ve teşvik etmek
b) Tiyatro, konser salonu, kütüphane, sergi, okuma ve konferans salonları ile spor tesisleri işletmek veya yönetmek suretiyle kültür ve eğitim faaliyetlerini ifa edenler.
Sosyal Amaç Taşıyan Faaliyetleri ifa eden kamu menfaatine yararlı dernekler ve Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflardan;
hastane, nekahathane, klinik, dispanser, prevantoryum, sanatoryum, kan bankası ve organ nakline mahsus bankalar, anıtlar, botanik ve zooloji bahçeleri, parklar ile veteriner, bakteriyoloji, seroloji ve distofajin laboratuvarları gibi kuruluşlar, öğrenci veya yetiştirme yurtları, yaşlı ve sakat bakım ve huzurevleri, parasız fukara aşevleri, düşkünevleri ve yetimhaneleri işletmek veya yönetmek suretiyle sosyal amaç ifa edenler.
Gelir Vergisi Kanunu’nun 89. maddesi ile Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10. maddesine göre tamamı vergi matrahından indirilebilecek olan bağış ve yardımlar aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir;
Eğitim ve Sağlıkla İlgili Bağış ve Yardımlar
Aşağıda sayılan kurum ve kuruluşlara okul, sağlık tesisi ve yüz yatak (kalkınmada öncelikli yörelerde elli yatak) kapasitesinden az olmamak üzere öğrenci yurdu ile çocuk yuvası, yetiştirme yurdu, huzurevi, bakım ve rehabilitasyon merkezi yapımı dolayısıyla yapılan harcamalar veya bu tesislerin faaliyetlerini devam ettirebilmeleri için yapılan her türlü bağış ve yardımlar ile mevcut tesislerin faaliyetlerinin devam ettirebilmeleri için yapılan her türlü nakdi ve ayni bağış ve yardımların tamamı indirim konusu yapılabilecektir.
- Genel bütçeye dahil daireler,
- Katma bütçeli idareler,
- İl özel idareleri,
- Belediyeler,
- Köyler
Bağış ve yardımın sayılan bu kuruluşlara ve sayılan amaçlar için verilmesi gerekmektedir. Bu sayılan kamu idare ve kuruluşları dışında kalan diğer kurum ve kuruluşlara okul, sağlık tesisi veya öğrenci yurdu yapımına ilişkin yardım veya bağış yapılsa dahi vergi matrahının tespitinde indirim konusu yapılamaz.
Gıda Bankacılığı kapsamında Yapılan Bağış ve Yardımlar
GVK’nın 89/6. maddesi uyarınca fakirlere yardım amacıyla gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve vakıflara bağışlanan gıda, temizlik, giyecek ve yakacak maddelerinin maliyet bedellerinin tamamı gelir ve kurumlar vergisi matrahının tespitinde indirim konusu yapılabilmektedir.
Bu kapsamdaki bağışın, tüzüğünde veya senedinde ihtiyacı bulunanlara gıda, temizlik, giyecek ve yakacak yardımı yapabilmesine ilişkin hükümler bulunan dernek veya vakıflara yapılması gerekmektedir.
Kültür Sanat ve Sporla ilgili yapılan Harcamalar
Genel ve özel bütçeli kamu idareleri, il özel idareleri, belediyeler, köyler, kamu yararına çalışan dernekler, Bakanlar Kurulu’nca vergi muafiyeti tanınan vakıflar ve bilimsel araştırma faaliyetinde bulunan kurum ve kuruluşlar tarafından yapılan ya da Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca desteklenen veya desteklenmesi uygun görülen GVK’nun 89/7’de sayılan harcamaları ile bu amaçla yapılan her türlü bağış ve yardımların % 100’ü yıllık beyanname ile bildirilecek gelirden indirilebilecektir (Bakanlar Kurulu, bölgeler ve faaliyet türleri itibariyle bu oranı yarısına kadar indirmeye veya kanuni oranına kadar çıkarmaya yetkilidir).
3289 sayılı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü’nün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile 17.06.1992 tarihli ve 3813 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun kapsamında yapılan sponsorluk harcamalarının; amatör spor dalları için tamamı, profesyonel spor dalları için % 50’si yıllık beyanname ile bildirilecek gelirden indirilebilecektir.
Özel Kanunları Uyarınca gider yazılabilecek bağış ve yardımlar
Vergi matrahından indirim konusu yapılabilecek bağış ve yardımların tamamı gelir ve kurumlar vergisi kanunlarında yer alanlar ile sınırlı değil. Kendi özel kanunlarında hüküm bulunan bazı kuruluşlara yapılacak bağış ve yardımın tamamı aksi belirtilmedikçe indirim konusu yapılabilecek. Aşağıda yer alan bu kuruluşlara yapılan bağış ve yardımların tamamı kendi düzenlemelerinde yer alan şartlara uyulmuş olmak kaydıyla indirim konusu yapılabilecektir.
|
Kanun No |
Madde No |
Bağış Yapılabilecek Kurum ve Kuruluşlar |
|
2876 |
101 |
Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu |
|
3294 |
9 |
Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu ve Vakıfları |
|
2547 |
56 |
Üniversiteler ve Yüksek Teknoloji Enstitüleri |
|
278 |
13 |
Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu |
|
3388 |
3 |
Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı |
|
2828 |
20/b |
Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu İle Kuruluşlarına |
|
7269 |
44
45 |
Umumî Hayata Müessir Afet Felâketzedeleri İçin; Hayır Kurumları, Mahallî İdareler,
Mal Sandıkları ve Diğer Kuruluşlara Milli ve Mahalli Yardım Komiteleri |
|
222 |
76 |
İlköğretim Kurumları |
|
4122 |
12 |
Milli Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Seferberlik Kanunu Çerçevesinde Yapılan Harcamalar |
|
4306 |
07/1 |
Sekiz Yıllık Kesintisiz Eğitim İçin Eğitim Kurumlarına |
|
5434 |
Ek.44 |
Emekli Sandığı Kanunu Çerçevesinde Yapılan Bağış ve Yardımlar |
|
2955 |
46/b |
Gülhane Askeri Tıp Akademisine |
|
Bunların dışındaki bağışlar herhangi bir vergi indirimi veya muafiyetine tabi değildir.
c) Üye aidatlarının vergiye tabi olup olmadığı konusunda ise;
Tüzel kişiliğe sahip bulunan dernekler ve vakıflar kazançları kurumlar vergisine tabi mükellefler arasında sayılmamıştır. Dolayısıyla dernek ve vakıfların gelirleri kurumlar vergisine tabi değildir. Bu anlamda aidat ve bağış gelirleri de vergiye tabi değildir.
Ancak, Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 1. maddesinde, dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmelerin kazançlarının vergiye tabi olduğu hükme bağlanmıştır. Buna göre vakıf veya derneklerin oluşturduğu iktisadi işletmelerin gelirleri kurumlar vergisine tabi olacaktır. Vakıf veya derneğin hangi gelirlerini doğrudan elde ettiği, hangilerinin iktisadi işletme geliri olduğu önem taşımaktadır.
Yukarıdaki sorunuza ilişkin yasal düzenlemelere bakıldığında;
Dernekler Kanunu ve dernekler Yönetmeliğinde ilgili düzenlemeler aşağıdaki gibidir.
Dernekler Kanunu
Yardım ve işbirliği
MADDE 10. — Dernekler, tüzüklerinde gösterilen amaçları gerçekleştirmek üzere, benzer amaçlı derneklerden, siyasi partilerden, işçi ve işveren sendikalarından ve meslekî kuruluşlardan maddî yardım alabilir ve adı geçen kurumlara maddî yardımda bulunabilirler.
5072 sayılı Dernek ve Vakıfların Kamu Kurum ve Kuruluşları ile İlişkilerine Dair Kanun hükümleri saklı kalmak üzere, dernekler kamu kurum ve kuruluşları ile görev alanlarına giren konularda ortak projeler yürütebilirler. Bu projelerde kamu kurum ve kuruluşları, proje maliyetlerinin en fazla yüzde ellisi oranında aynî veya nakdî katkı sağlayabilirler.
Dernekler Yönetmeliği
Bildirim yükümlülüğü
Madde 18 - Dernek veya vakıflar, mülki idare amirliğine önceden bildirimde bulunmak şartıyla yurt dışındaki kişi, kurum ve kuruluşlardan ayni ve nakdi yardım alabilirler. Nakdi yardımların bankalar aracılığıyla alınması ve kullanılmadan önce bildirim şartının yerine getirilmesi zorunludur.
Başvuru
Madde 19 - Yurtdışından yardım alacak olan dernek veya vakıflar EK- 4’te belirtilen Yurtdışından Yardım Alma Bildirimini iki nüsha olarak doldurup mülki idare amirliğine bildirimde bulunurlar.
Bildirimin mülki idare amirliği tarafından onaylı bir örneği ilgili bankaya verilmek üzere başvuru sahibine verilir.
Başvuru formu ekinde bulunacak belgeler ve bakanlığa bildirim
Madde 20 - Başvuru formu ekinde, yetkili organın karar örneği, varsa bu konuda düzenlenen protokol, sözleşme ve benzeri belgeler ile yardımın aktarıldığı hesaba ilişkin dekont, ekstre ve benzeri belgenin bir örneği de eklenir.
Alınan bildirim ve eklerin birer adedi yedi gün içinde Bakanlığa gönderilir. Yurt dışından yardım alan vakıflara ait bildirimin bir örneği, ayrıca bilgi için Vakıflar Genel Müdürlüğüne gönderilir.
Vakıflar Kanunu ve vakıflar Yönetmeliğindeki düzenlemeler ise;
Vakıflar Kanunu
Uluslararası faaliyet
MADDE 25 – Vakıflar; vakıf senetlerinde yer almak kaydıyla, amaç veya faaliyetleri doğrultusunda, uluslararası faaliyet ve işbirliğinde bulunabilirler, yurt dışında şube ve temsilcilik açabilirler, üst kuruluşlar kurabilirler ve yurt dışında kurulmuş kuruluşlara üye olabilirler.
Vakıflar; yurt içi ve yurt dışındaki kişi, kurum ve kuruluşlardan ayni ve nakdi bağış ve yardım alabilirler, yurt içi ve yurt dışındaki benzer amaçlı vakıf ve derneklere ayni ve nakdi bağış ve yardımda bulunabilirler. Nakdi yardımların yurt dışından alınması veya yurt dışına yapılması banka aracılığı ile olur ve sonuç Genel Müdürlüğe bildirilir. Bildirimin şekli ve içeriği yönetmelikle düzenlenir.
Vakıflar Yönetmeliği
Bağış ve yardımlar
MADDE 35 – (1) Vakıflar; yurtdışındaki kişi, kurum ve kuruluşlardan alacakları nakdi bağış ve yardımlar ile yurtdışındaki benzer amaçlı vakıf ve derneklere yapacakları nakdi bağış ve yardımları banka aracılığı ile yaparak bir ay içerisinde bölge müdürlüğüne bildirirler.
(2) Yurtdışından bağış ve yardım alan vakıflar Ek-3’teki formu, yurtdışına bağış ve yardım yapan vakıflar ise Ek-4’deki formu iki nüsha olarak doldurup bir ay içerisinde ilgili bölge müdürlüğüne verirler.
(3) Bildirim formuna yetkili organın karar örneği, varsa bu konuda düzenlenen protokol, sözleşme ve benzeri belgelerin örnekleri de eklenir.
(4) Bildirimin bölge müdürlüğü tarafından onaylı bir örneği ilgili bankaya verilmek üzere başvuru sahibine verilir.
(5) Alınan bildirim ve eklerin birer adedi bölge müdürlüğünce Genel Müdürlüğe gönderilir